İhbarcılara Karşı Şirket Misillemeleri

Etik değerlere sahip bir çalışanın şirketinde karşılaştığı usulsüzlükleri yetkili mercilere ihbar etmesi kendisinden beklenilecek en doğal davranıştır. Ancak, toplum ve şirket çıkarlarını gözeterek ihbarda bulunan bu kişiler (ihbarcılar) genelde büyük tehlikelerle baş başa kalmaktadırlar. Unutulmamalıdır ki, alınan ihbar kararı bir kişinin hayatında alabileceği en önemli karar olabilmektedir. İhbarcıların pek çoğunun aldıkları bu kararlar neticesinde çok büyük problemler yaşadıkları değişik kaynaklarca rapor edilmiştir.

Şirketler genellikle ihbar sonrasında ifşa edilen usulsüzlüklerden daha çok kendi çalışanın neden şirketini zor duruma düşüren bu davranışa yöneldiği üzerinde kafa yorarlar. Bu nedenle ihbarcılar çalıştıkları kurum tarafından bazı misillemelere maruz kalmaktadırlar. Bir ihbarcı ile şirket arasında vuku bulan bu çatışma ortamı hiçbir zaman adil olmayan bir süreçte gelişir. İhbar sonrası karşılaşılan misillemeler neticesinde ihbarcılarda aşağıdaki belirtiler yoğun olarak gözlemlenmektedir:

  • Depresyon ve panik atak
  • Fiziksel sağlık problemleri
  • Finansal problemler
  • Aile ilişkilerinde problemler (Çoğunlukla boşanma)
  • Sosyal izolasyon ve yalnızlık

Şirketler, ihbarcılara karşı aşağıdaki misilleme tekniklerini uygulamaktadırlar:

Şirket, ifşa edilen usulsüzlükten daha çok ihbarcıyı ön plana çıkararak sindirme politikası izler. Buna sis perdesi taktiği (smokescreen) denmektedir. Bu taktiğe başvuran şirket ihbara konu olan olay ile ilgili olarak kurum içi bir soruşturma başlatır. Bu soruşturma kapsamında ihbarcı üzerinde psikolojik ve hukuki baskı oluşturmak amacıyla bulgular elde edilmesi amaçlanır. Sonuç olarak, dış soruşturmayı yöneten resmi görevlilere ihbarcının güvenirliğini sorgulayıcı mesajlar iletilir.

İhbar neticesinde şirket, ihbarcının iş hayatında başarısını engelleyici misillemelerde bulunabilmektedir. Bu birkaç şekilde olabilmektedir. İlk olarak, şirket çalışanın işine son verir. Bununla yetinmeyen şirket, ihbarcının şirkette çalıştığı yıllara ait performans kayıtlarını negatif notlar ile yeniden düzenleyerek ihbarcının kariyer çalışmalarını baltalar. Bazı durumlarda ise şirket bazı nedenlerden dolayı ihbarcıyı kovamaz. Bu nedenle şirket bu aşamada ihbarcının iş yükünü artırır, terfi ve maaş artışını askıya alır.

Çalışanlar genellikle şirketleri ile gizlilik anlaşması imzalarlar. Şirket, ihbarcıya bu gizlilik anlaşmasını hatırlatarak, ihbarcının ihbarını yenilemesi durumunda hukuki misillemede bulunacağını belirtir. Gizlilik anlaşmasının ihlali durumunda şirket çalışanları çoğu zaman cezai yaptırımlarla karşılaşmaktadırlar.

Bazı durumlarda, şirket ihbarcıyı “Bürokratik Siberya” olarak adlandırılan bir taktik ile başka bir göreve ve/ya da birime transfer edebilmektedir. İzole edilen ihbarcıların kurumlarındaki bilgi erişimine ulaşımları kısıtlanır.

İhbarcıların karşılaştığı en ağır misillemelerden birisi de fiziksel saldırılar olarak rapor edilmiştir. Bu fiziki saldırılar bazen tehdit düzeyinde kalır ancak bazen de ihbarcıların ölümüne sebep olur. Ölümle sonuçlanan misillemeler pek sık rastlanılan bir durum değildir. Ancak, dünya genelinde ihbarcıların ölümüyle sonuçlanan olaylar vuku bulmuştur. Bu tarz tehditler çoğu kez direkt olarak kurum tarafından gelmemektedir. Yalnızca ihbarcılar değil aynı zamanda ihbarcıların aileleri de tehdit edilmektedir.

İhbar öncesi ve sonrası dönemde ihbarcıların en iyi dostları avukatlar olarak kabul edilmektedir. Bu noktada unutulmaması gereken önemli iki husus bulunmaktadır:

İlk olarak, avukatlar ihbarcıların en iyi dostudur ancak bu avukatların ihbarcıları iyi derecede koruyabileceği anlamına gelmemektedir. Hangi ülke olduğu fark etmeksizin günümüze dek yürürlüğe girmiş olan kanunların hiçbiri, ihbarcıları çoğu kez koruyamamaktadır. Ancak avukatlar kanunlarda yer alan noksanlıkları yakından takip ettikleri için ihbarcıları ilgili konularda uyarabilmektedirler. Yeniden özetlemek gerekirse, avukatlar ihbarcıların en iyi dostudur. İhbarda bulunmadan önce mutlaka bir avukat desteği sağlanmalıdır. Avukatlar dışında bir “müttefik” listesi oluşturulmalıdır. Bu listenin başında medya ve aktivistler gelmektedir. Bazı durumlarda seçimle başa gelmiş devlet görevlileri de bu listeye eklenebilmektedir.

İkinci olarak, bazı ülkelerdeki kanunlar gereği, ihbarcının ilk olarak konuyla ilgili olarak kurum dışı bir avukata şirket sırrını açıklaması ihbarcı aleyhine cezai yaptırımlara neden olabilmektedir. Bu durumlarda ilk olarak kurum içi ihbar mekanizmalarının kullanılması gerekmektedir.

Sonuç olarak, şirket çalışanı ihbarda bulunmadan önce savunma mekanizmaları oluşturmalı ve kendisini misillemelere karşı hazırlamalıdır. İhbarlar alenen yapılabileceği gibi anonim olarak da yapılabilmektedir. Bazı ihbarcılar, ihbarları karşılığı alacakları para ödülünü düşünerek alenen ihbarda bulunurlar. Bunun neticesinde her türlü misillemeye açık hale gelirler. Açık ihbar ile anonim ihbar arasında pozitif ve negatif açıdan farklılıklar bulunmaktadır. Bu nedenle ihbara konu olan usulsüzlük spesifik olarak analiz edilmeli ve ona göre adım atılmalıdır.

One Comment on “İhbarcılara Karşı Şirket Misillemeleri

  1. Geri bildirim: SOX 806 No.lu Bölüm ve İhbarcılık | Sercan Ercinler

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: